Varlığının sonu olmayan, son.[1315]

"O, her şeyden sonra son bulmayan sondur."

Esmâ-i Hüsnâ'dan biri olan "el-Âhir" son manasında Allah'ın "el-Baki" ismine yakındır.

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Cenab-ı Hak sonu olmayan, daim, baki, ebedi ve varlığının sonu olmayandır.

Allah insanların ilk durak yeri dünya ve son du­rak yeri ahiretin de sahibidir.

"Hamd, göklerde ve yerde bulunanların sahi­bi olan Allah'a mahsustur. Ahirette de hamd O'na mahsustur. O, hikmet sahibidir, (her şeyden) ha­berdardır." [1316]

Resulullah (s.a.v.), şu sözlerle dua ederdi:

"Ey her şeyden önce, her şeyin yaratıcısı, her şey yok olduktan sonra da olacak olan! Senden, koruyan, bağışlayan sana iltica edilecek ve bizi kurtaracak bir an niyaz ediyorum."

"O ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır, O, her şe­yi bilendir." [1317]

Her şey biter, helak ve fenaya gider, ancak O kalır. Varlı­ğının sonu yoktur. Evveliyetine bidayet olmadığı gibi, âhiriyyetine nihayet yoktur. Onun için O'na Âhir demek, bir sabıkı var demek değildir. Bir lâhikı yok demektir.

Allahu teâlâ'nın varlığı ezelî ve ebedîdir. Varlığının baş­langıcı olmadığı gibi nihayeti de yoktur. Çünkü bunlar fânilerin, mahdut varlık sahiplerinin sıfatıdır. Mahdut varlı­ğın iki ucu vardır:

Biri başlangıç, biri de nihayet, yâni biri doğduğu, biri de öldüğü uçtur.

Allahu teâlâ hem Evvel'dir, çünkü bütün kâinatı yoktan var eden O'dur. Hem Âhir'dir, çünkü her şeyden sonra kalacak da O'dur/. Kâinat silsilesinin ilk halkası Allahu teâlâ'da biter. Dönüş yerinin son noktası da Allahu teâlâ'da kesilir. Her şeyin mebde’ ve meâdı Allah'tır, yâni gelinen ve gidilecek olan yer ancak Allahu teâlâ'ya varır ve orada biter. Daha arkası ve ilerisi yoktur. [1318]

 Kula Gereken Şey

 Allahu teâlâ hakkında, sâdece Evvel'dir veya sâdece Ahir'dir dememeli, ikisini beraber okuyarak hem Evvel'dir, hem Ahir'dir demeli. Maddî, mâ'nevî nemiz varsa hepsinin O'ndan olduğunu ve bütün işlerin O'na döndürüleceğini ve O'nun huzurunda hesabı görüleceğini mülâhaza ederek, her türlü icraat ve tasarrufâtımızı ancak O'na kulluk nâmına, ev­vel ve âhir ancak O'nun rızâsına uygun yapmak iktizâ eder. [1319]

 

[1315] Prof. İzzeddin Cemel, El-Esmaü’l-Hüsna, Ravza Yayınları: 296. Said el-Kahtani, Kur’an Ve Sünnette Esma-i Hüsna Şerhi, Uysal Kitabevi: 76.

[1316] Sebe': 34/1

[1317] Hadid: 57/3 Prof. İzzeddin Cemel, El-Esmaü’l-Hüsna, Ravza Yayınları: 296-297.

[1318] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 189-190.

[1319] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 190.