Milli Akademi

El Varis İsmi

El Varis İsmi

 Her şey yokluğa döndükten sonra da varlığı ile hükümranlığı devam eden,[1575] servetlerin geçici sahipleri, elleri boş olarak yokluğa döndükten sonra, varlığı devam eden, servetlerin hakîkî sahibi. [1576]

"Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz. Ve her şeye biz varis oluruz." [1577]

Gökte ve yerdekilerin hepsi noksan sıfatlardan münezzeh olan Cenab-ı Hakk'a aittir. O her şeyin Rabbi, varisi, rızık vereni ve acıyanıdır.

Allah (c.c.) tüm varlıklar fani olduktan sonra da bakidir. Öyle ki onun mülkü için nihayet yoktur. Her şey ona döner. Salih amel ise kişiyi yükseltir. Ayet-i Kerime’de:

"... Ey Rabbim! Beni yalnız bırakma! Sen vâ­rislerin en hayırlısısın (her şey sonunda senindir)."[1578] buyurulmaktadır.

Ey Allah'ım sen apaçık varissin, bizi yalnız bı­rakma. Yer şiddetli bir şekilde sarsıldığı, ağırlıklarını çıkardığı, kabirdekiler diriltilip dışarı atıldığı, kalpler­de gizlenenler ortaya konduğu zaman, senden bizi sabit bir söz olan kelime-i şehadet üzere ayaklarımızı sabit kılmanı niyaz ediyoruz. Ey sözü hak ve sur üfürüldüğünde de mülk kendisine ait Rabbim! Bizi hak üzere sabit eyle! Bugün mülk, saltanat kime aittir? denildiğinde:

"Bir ve Kahhar olan Allah'a aittir" de­meyi nasip eyle. Çünkü sen varislerin en hayırlısısın. [1579]

Allahu teâlâ mülkün vârisidir, her şeye vâris ancak O'dur. Çünkü mülkün ortaksız sahibi O idî. Ortaksız vârisi de O ola­caktır.

Allahu teâlâ mülkünden istediği mikdârı, istediği insanla­ra verir, yâni onlara muvakkat bir zaman için tasarruf hakkı bağışlar. Onlar da bunun Allah'ın bir lütuf ve ihsanı olduğunu unuturlar, kendileri için müktesep bir hak sanırlar da tasarruf­larında hiçbir emr ü ferman tanımazlar. Hayatta bulundukları müddet, ancak kendi keyiflerine göre kullanırlar. Ölünce mal ve mülkümüz vârislerimize kalır ya, o da bir kâr diye haklı haksız demeyip mal toplarlar. İşte bu şekilde tasarruf dâvasın­da bulunanların ellerindeki ariyet tasarruf hakkı alınır. Kendi­leri de gider, biter de, ortaksız olarak Evvel ve Âhir, Bakî ve Mâlik bulunan Allahu teâlâ kalır. [1580]

 Kula Yaraşan Şey:

Elindeki mal ve servetin hattâ hayâtının sahip ve mâliki ve sonunda vârisinin ancak Allahu teâlâ olduğunu bilerek, kendisinin bir emanetçi bulunduğunu kabul etmeli ve işleri nefsânî arzularına göre değil, Allah'ın emirlerine ve kanunla­rına göre yürütmelidir. Allah'ın sevmediği ve emretmediği ta­sarruflarla, sağken türlü türlü bozuk muameleler, öldükten sonra da, meselâ, vârisleri hakkında, kanun dışı olarak kimine az, kimine çok, kimine hiç bir vasiyyet yapmamak gibi, ken­disini çok ağır bir mes'uliyet altına atmamalıdır. [1581]

 

[1575] Prof. İzzeddin Cemel, El-Esmaü’l-Hüsna, Ravza Yayınları: 350.

[1576] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 258.

[1577] Hicr: 15/23

[1578] Enbiya: 21/89

[1579] Prof. İzzeddin Cemel, El-Esmaü’l-Hüsna, Ravza Yayınları: 350-351.

[1580] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 258-259.

[1581] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 259-260.