Türk Medeni Kanunun 578. Maddesindeki düzenlemeye göre başvurusu üzerine yasal mirasçısı oldukları belirlenenlere sulh hukuk mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Bu belgeye mirasçılık belgesi ya da veraset ilamı denilmektedir. Mirasçılık belgesi düzenlenebilmesi için öncelikle miras bırakanın ölüm kaydının nüfus kütüğüne işlenmiş olması gerekir.

Mirasçılık belgesi verilmesinde mutlaka nüfus kayıtlarına dayanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Mirasçılık ilişkisi her türlü delil ile ispat edilebilir. Örneğin, boşanma kararı kesinleşmiş fakat nüfus kütüğüne işlenmemiş olabilir veya soy bağı reddine dair karar kesinleşmiş fakat nüfus kütüğüne işlenmemiş olabilir veyahut da kişi ölmüş nüfus kütüğüne kaydedilmemiş olabilir. Bu duyumda sulh hukuk mahkemesi tarafından davacıya süre verilip nüfus kütüğünde gerekli olan düzenlemelerin yapılması beklenmeli. Gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra mirasçılık belgesi verilmelidir.  

Mirasçılık belgesi verilmesi çekişmesiz yargı işlerindendir. Dolayısıyla görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda kesin yetki kuralı bulunmamaktadır. Bu sebeple mirasçılık belgesi Türkiye’nin her yerinden alınabilir. Mirasçılık belgesi, miras bırakanın oturduğu yer mahkemesinden istenebileceği gibi, mirasçılardan her birinin oturduğu yerin bulunduğu yer mahkemesinden de istenebilir.

Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalar hasımsız olarak açılabileceği gibi mirasçılıkla ilgili uyuşmazlık bulunduğu hallerde hukuki yarar bulunması koşuluyla diğer mirasçılar hasım gösterilerek açılabilmesi de mümkündür. Hazineye husumet yöneltilemez.

Aynı şekilde Türkiye’deki herhangi bir noterden mirasçılık belgesi talep edilebilir. Noterler yasal mirasçılara temin edeceği bilgi çerçevesinde mirasçıları ve yasal miras paylarını gösteren belgeyi düzenleyerek verecektir.  

Noterler tarafından aşağıdaki hallerde mirasçılık belgesi verilemeyecektir.

Talepte bulunan ile miras bırakan arasında soy bağının tespit edilememesi,

Talepte bulunan ile miras bırakan arasında soy bağının bulunmasına rağmen talepte bulunanın miras bırakanın yasal mirasçısı olmaması,

Nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi için yeterli olmaması,

Miras bırakanın vasiyetnamesinin bulunması,

Miras bırakanın 04.04.1926 tarihinden önce ölmüş olması,

Miras bırakanın 23.11.1990 tarihinden önce ölmüş ve eşinin sağ olması,

Miras bırakan kişinin mirasçılardan herhangi biri ile ya da mirasçılardan herhangi birinin diğer bir mirasçı ile aynı gün ölmüş olması,

Miras bırakan veya mirasçılardan herhangi birinin gaip olması,

Miras bırakan veya mirasçılardan herhangi birinin evlatlık olması,

Miras bırakan veya mirasçılardan herhangi bilinin Türk vatandaşlığından çıkarılmış ya da birden çok vatandaşlığa sahip olması,

Mirasçılık belgesi talep edenlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayıp yabancı devlet vatandaşı olması gibi belirtilen durumlardan herhangi biri ile karşılaşan noter, talepte bulunan kişiye gerekçesini belirterek “mirasçılık belgesi isteminin reddi belgesi” vererek kişiyi sulh hukuk mahkemesine yönlendir.